2194375132.8dd5717.dc2fdb8dfcc3400a93f412b2dd16db11

2019, Acente Yılı Olsun

Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı; “2019 yılı dilerim herkes için 2018’den daha iyi ve karlı geçer; kazasız, hasarsız bir yıl olur. 2019 yılı acenteydi olsun; acentelerle bağımızı daha da güçlendiriyor olacağız”

*Sigorta sektörünü genel olarak değerlendirdiğinizde 2018 yılının nasıl geçtiğini gözlemliyorsunuz?

-2018 sadece sektör için değil, ülke için de yorucu bir yıl oldu. Sektörde 2018 yılı için birçok beklenti vardı; bunların bir kısmı karşılandı ama fiyatlarla ilgili karşılanmayan kısımlar da oldu. Trafik tarafındaki fiyatların 2019’da yükseleceğiyle ilgili beklentiler vardı, bu beklentilerin karşılanmayacağı görüldü. Bu yıl maliyetlerin artışından çokça söz edildi. Sadece motor branşında değil, tüm branşlarda maliyetler arttı. Özellikle yedek parçalarda maliyet artışı dövize endeksli olduğu için Temmuz-Ekim ayları arasında ciddi bir dalgalanma oldu. Bu durum bir miktar zarar yarattı. 2018 yılında, 2017 sonunda beklenen karlılık düşmüş olabilir ama yine de kazasız, belasız sektör olarak bu yılı bitirmiş olduk.

*Doğa Sigorta’nın 2018 yılı nasıl geçti? Hedeflerinize ulaştığınızı söyleyebilir miyiz?

-Doğa Sigorta özelinde çok dikkatli olmamız gereken bir yıl olduğunun farkındaydık. 2017 sonunda yeni ürünlerimizi piyasaya sürmüştük. Bunların başında tamamlayıcı sağlık sigortaları (TSS) bulunuyor. İnsanların alım gücünün sınırlandığı dönemlerde bu alanlarda büyüme elde etmenin zor olacağını biliyorduk; ama bunu başarabildik. Ekibimizle beraber A’dan Z’ye iyi bir çalışma sergiledik. Özellikle yangın ve sağlık branşında beklediğimiz büyümeyi gerçekleştirdik, hedefimize ulaştık. Bu anlamda çok mutluyuz. 2018’de diğer branşlarda karlılığın ne kadar olduğunu, maliyetlerin ne kadar arttığını hasarlar geldikçe göreceğiz. Ama biz Doğa Sigorta olarak büyük bir hasarla karşılaşacağımızı düşünmüyoruz. 2018’i belki beklentimizin altında ama iyi bitirdiğimizi görüyoruz.

*2019 yılından beklentileriniz nelerdir? Sektörde ne tür değişimler yaşanacağını öngörüyorsunuz?

-Sektörde çok bir şey değişmeyecek diye düşünüyorum. Tüm şirketler benzer branşlarda rekabette olacak. Maliyet artışları, enflasyonun ve asgari ücret artışının etkisiyle belirlenecek. Eskiden Merkez Bankası yıl ile ilgili bir tahmin yapardı, şirketler de ona göre önlemlerini alırdı. Artık Merkez Bankası tahminlerinin de gerçekle çok fazla örtüşmediği görülüyor. Ortalama maliyetlerimiz asgari ücretle orantılı olarak artacak. Bu artışların büyüklüğüne göre 2019 yılındaki karlılık daha net belli olacak. Ama biz 2018’de olduğu gibi Doğa Sigorta olarak hedeflerimizi temkinli bir şekilde koyduk, adımlarımızı ayaklarımız yere basarak atıyoruz. Büyüyeceğimiz, küçüleceğimiz ürünlerin hepsi karlılık odaklı. Bundan sonra sadece büyüme değil tamamen karlılıkla büyüme hedefliyoruz. En büyük hedefimiz 2018’de olduğu gibi 2019’da da kar etmek.

*Doğa Sigorta’nın sağlık branşına önem veren bir şirket olduğunu gözlemliyoruz. Bu kapsamda İLKSAN ile bir proje gerçekleştirdiniz. Ayrıntıları ve sağlık branşına olan bakış açınızı bizimle paylaşır mısınız?

-Sağlık branşında büyüme hedefimiz 2019 yılında da devam edecek. Sağlık branşından kastımız; TSS, seyahat sağlık ve yabancı sağlık ürünleri. TSS; SGK anlaşmalı hastanelerde ve SGK’lı kişilerin kullanabildiği bir ürün. Bu ürün sayesinde SGK’lı biri özel hastanelerde tedavisini oluyor, operasyonunu yaptırıyor. Sağlık sigortası şimdiye kadar lüks gibi görünüyordu. Buna alternatif gerekiyordu. TSS’de, özel sağlık sigortasının 3’te biri fiyatına sigorta yapılabiliyor. Artık beyaz yakalı ya da üst seviye gelir gruplu kişiler değil, normal çalışanlar da öğretmenler de bunu kolaylıkla edinebiliyor ve aldıkları hizmeti gördükçe bunu devam ettirmek istiyor. TSS, sisteme yeni sigortalılar katmış oldu, penetrasyona katkı sağlamış oldu. Bizim için bu da çok önemli. Sisteme dahil ettiğimiz sigortalılarımızın birçoğu sigortayla yeni tanışanlar. Kurumsal firmalarda da TSS ürünü çalışanlara yan hak olarak çok tercih ediliyor. İLKSAN öğretmenlerin üye olduğu önemli bir sendika, 250 binin üzerinde öğretmen üyeleri bulunuyor. Yaptığımız protokol çerçevesinde 1 yılda 15-20 bin öğretmenin TSS’sini yapmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da projeyi devam ettirmek istiyoruz. Öğretmenlerimize en iyi şekilde sağlık hizmeti vermek istiyoruz çünkü evlatlarımızı onlara emanet ediyoruz. İnsanın geliştiği 2 yer varsa birincisi aile, İkincisi okuldur. Bu öğretmenlerin sağlıklı olması bizler için de önemli. Şu an bir veli olarak konuşuyorum. Evladımı teslim ettiğim öğretmenin sağlığının iyi olmasını da önemsiyorum. İyi primlerle bunu sağlayabiliyoruz. İLKSAN geçen yıl başka bir sigorta şirketi ile bu anlaşmayı yapmış ve iyi bir dönüş almış, biz bu sene daha da iyi bir dönüş alacağımızı umuyoruz. Öğretmenlerimize de bu anlamda teşekkür ediyoruz. Projemiz sadece öğretmenlerle sınırlı kalmayacak, belki doktorlar, avukatlar, diğer kamu personellerine ve sendikalara bu hizmeti sunmuş olacağız. Sektördeki başka şirketler de hizmetlerini sunacaktır. Bu hem sektör olarak penetrasyonumuzu büyütecek hem de toplumu daha kaliteli bir yaşam seviyesine çıkarmaya yardımcı olacaktır.

*Sektördeki yerli ve yabancı şirketler arasından ne tür farklılıklar var sizce? Yerli bir sigorta şirketi olarak Türkiye ekonomisine ne tür katkılar sunduğunuzu düşünüyorsunuz?

-Türkiye’deki tüm şirketler Sigortacılık Kanunu’na göre kuruluyor ve faaliyet gösteriyor. Elbette yabancı şirket kendi yasalarını burada uygulamıyor. Bu anlamda bakarsak sigortacılık ve verdiğimiz hizmetler olarak yerli ve yabancı şirket ayrımı bulunmuyor. Verilen hizmet ve teminatlar aynı. Fiyat anlamında yerli, yabancı ayrımı olmadan bir rekabet içerisindeyiz. Sadece sektör olarak değil, ülke olarak baktığımızda yerli sermayenin gelişmesi gerektiğine inanıyoruz. Yabancı sermayenin getireceği know-how büyük önem taşıyor ama yerli şirketlerin büyümesi hatta belki yurtdışına açılması ülke ekonomisi açısından daha büyük önem taşıyor, çünkü hiçbir yabancı şirket bir ülkeye gidip sermayesini bırakmıyor. Yabancı sermayeye kapımızı sonuna kadar açmamız gerektiği gibi yerli şirketlerimizin de yurtdışına, özellikle gelişmiş ülkelere giderek oranın knovv-hovv’ını ülkemize taşımasını, kazandığı yeni sermayeyi ülkemize getirmesini isteriz. Bu, ülke geleceği için çok önemli. Kısacası yabancı sermayesiz olmaz, ama yerli sermayesiz de olmaz; ikisinin de aynı oranda gelişmesi lazım. Sigorta sektöründe yabancı sermaye bir dönem %90’lara gelmiş durumdaydı, şu an %75’lerde. %90 gibi bir oranı çok doğru bulmuyorum. Yerli sermaye tamamen yok olmamalı. Biz de bir yerli sermaye olarak sektörümüzde yok olmadan yaşamaya devam ediyoruz.

*2019’da trafik branşındaki stratejileriniz neler olacak?

-Trafik ve kasko branşında 2018’de küçülerek büyümeyi hedef koymuştuk ve hedefimize ulaştık. Poliçe sayısında küçüldük ama prim üretiminde büyüdük. Aldığımız riski daha aza indirerek, ürettiğimiz primi fazlalaştırarak karlılık elde etmeye çalıştık. 2019’da da stratejimiz bu şekilde olacak. Önümüzdeki 5 yılı böyle planlayarak bir adım attık. Bu, karlılığımızın artmasını sağlıyor. 2019’daki en önemli stratejilerimizin başında motor branşındaki bu stratejimiz var; riski azaltıp prim üretimini büyüterek karlılığı artırmak. Diğer branşlarda ise hem poliçe hem prim üretiminde artış hedefliyoruz.

*2019 planlamalarınızda teknoloji, müşteri hizmetleri, ürün çeşitliliği gibi alanlarda odak noktalarınız neler olacak?

-2017 yılında bir müşteri hizmetleri merkezi kurmuştuk. 2018 yılında, 2017 yılında aldığımız şikayetlerin neredeyse tamamı yok oldu. Müşteri hizmetleri merkezini çok iyi hizmet verebilir hale getirdik. Daha fazla personel sayısı, daha teknolojik donanıma sahip personel ve teknolojiye yaptığımız yatırımlarla müşterilerimiz, iş ortaklarımız, acenteler, servisler, bizden hizmet almak isteyen hangi paydaşımız olursa olsun herkese daha iyi dönüş sağlamak, bizi aradıklarında daha iyi hizmet verebilmek adına böyle bir organizasyona girmiştik. Bunu çok iyi kullanabildiğimizi 2018 yılı içinde net bir şekilde gördük. Gelen şikayetlerin neredeyse tamamına yakını azaldı. Tabi ki şikayet bitmez. Ama bunu minimuma indirmek önemlidir. Biz de bunu başardık. Tıpkı müşteri hizmetleri merkezinde olduğu gibi tüm branşlarda ve tüm departmanlarımızda teknolojiyi çok iyi şekilde kullanmaya başladık. Hasar servisine benzer modellere geçtik. Hiç kimsenin eli değmeden birçok işlemi halledebilir duruma geldik. Kimse zan altında kalmıyor, hiçbir şey unutulmuyor, gecikme yaşanmıyor. İnsanlar makineleri yönetiyor ama dijitalleşince aslında çalışanların, müşterilerin ve iş ortaklarının da hayatı kolaylaşıyor. Hasar raporlarından tutun hasar ödemelerine kadar birçok hizmet tamamen online olarak yapılmaya başlandı. Sitemize girerek hasarın ne zaman ödeneceğini görebiliyorsunuz. Hatta aracınız çekilirken size bir link geliyor, çekicinin anlık olarak hangi noktada olduğunu görebiliyorsunuz. Biz her şeyi kullanıcının hayatını kolaylaştırmak üzerine kurguladık. 2019 yılında da benzer çalışmalarımız var. Teknoloji bitmeyecek ömrümüzün sonuna kadar bunu geliştirmemiz gerekecek. Acentelerimize sunduğumuz bir mobil aplikasyon var. Örneğin acenteniz tatildeyken poliçenizin bittiğini fark etmemişseniz, acenteniz cepten ya da bilgisayardan hemen poliçenizi yapıp size online olarak mail atabilecek. Bu tür hizmetleri acentelerin kullanımına sunduk ve ciddi şekilde de kullanılıyor. Müşteriler de isterse mobil aplikasyondan ürün alabiliyor. Biz 2018’de dijital tarafımızı iyi bir şekilde geliştirmeye çalıştık, bunu satışa yönelik değil hem çalışan hem kullanıcı hayatlarını kolaylaştırmak için yaptık. Teknik serviste, mali işlerde, tüm departmanlarda kağıt tüketimi 1/3 oranında azaldı. Böylece hem ülke hem şirket ekonomisi için ciddi tasarruf elde etmiş oluyoruz. Eskiden dijital denince akla dijital satış gelirdi. Satış da dahil olmak üzere şirket içerisindeki çalışanlarımızın kullandığı en iyi hizmetleri vermeye çalışıyoruz. Bu, zaman tasarrufu da yaratıyor. Şirketteki personelin zamanı bizim için çok önemli. 2018’de olduğu gibi 2019’da ve sonrasında da teknolojiye yatırım yapacağız.

*Dağıtım kanalı yapılanmanızda bir değişim olacak mı? Doğa Sigorta’nın acente ağırlıklı dağıtın kanalı profilini bu yıl da görecek miyiz?

-Yalnızca Doğa Sigorta değil, sektörün %80’i acente yapılanması ile faaliyet gösteriyor. Biz acentelerin yanında brokerlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Satış kanallarımızı genişletiyoruz ama ağırlık yine acentelerde olacaktır. Acenteler sektörün gerçeği ve bu iyi bir şey. 2019’da dağıtım kanalı ağımıza 2 de yeni banka katılacak ve dağıtım kanalımızda toplam 3 banka olacak. Bankalara yönelik yeni ürünler de geliştireceğiz. Bu bizim ürün portföyümüzü de zenginleştirecek. 2019 yılında üretimin önemli bir kısmının da banka kanalımızdan geleceğini düşünüyoruz. Acentelerle çalışmaktan da çok memnunuz. Çünkü diğer dağıtım kanallarına göre müşteriye daha yakın ve daha iyi hizmet sunan, bizlerle daha iç içe olan, sahadaki tüm veri akışını bize sağlayan kanalımız acenteler. Biz hiçbir zaman onlardan vazgeçmeyi düşünmüyoruz.

*Sektöre, müşterilerinize ve tüm iş ortaklarınıza iletmek istediğiniz yeni yıl mesajları nelerdir?

-Tüm sektörümüzün yeni yılını tebrik ediyorum. 2019 yılı umarım herkes için 2018’den daha iyi ve karlı geçer. Daha kazasız, hasarsız bir yıl olur. Umarım 2019 yılında kazalar ve can kayıpları azalır. Kayıpların daha az yaşanacağı bir yıl olmasını diliyorum. 2019 yılını acente yılı ilan ediyorum. Acentelerle daha da yakın olmak istiyoruz. Aynı içtenliği ve birlikteliği büyüterek devam ettirmek istiyoruz. Sadece kendi iş ortaklarımızın değil tüm sektörün ve ülkenin yeni yılını tebrik ediyorum.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir